UYUYAN KİTLELERİN NARKOZ HALİ
UYUYAN KİTLELERİN NARKOZ HALİ
UYUYAN KİTLELERİN NARKOZ HALİ
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın bir konuşmasında, yakın tarihte yaşananları “bir narkoz hali” olarak nitelendirip Türkiye’nin bugün yeniden küllerinden doğmaya çalıştığını ifade etmesi üzerine; bir kesim bu sözleri çarpıtarak sözde “Atatürk ve Cumhuriyet’le hesaplaşma” şeklinde yorumlamış ve bu sığ, art niyetli yaklaşımlarıyla gündem oluşturma çabasına girmiştir.
Yüz yılı aşkın süredir bu topraklarda haince operasyonların eksik olmadığı gerçeğini, buna dair yüzlerce önemli olayı doğru okuyup anlayamayan; idrakten yoksun bu kesimin, sosyal ve siyasal bir gerçekliğe işaret eden bu teşbihi kavramasını zaten beklemiyoruz.
Görmek ve anlamak istemeyenler şu gerçeği değiştiremez:
Bu ülke, uzun yıllar milletin değerleriyle mücadeleyi misyon edinen; devlet-millet çatışmasını kendine görev bilen bir anlayışın tahribatı nedeniyle adeta bir narkoz hali yaşamıştır.
Çok partili demokratik hayata geçilen süreçte, seçilmiş ilk başbakan ve bakanlar idam edilmiştir.
Demokrasimiz neredeyse her on yılda bir kesintiye uğramış; çoğu küresel güçlerin yerli işbirlikçileri eliyle darbeler yaşanmıştır.
Milli sanayi hamleleri defalarca sabote edilmiştir.
Elli yılı aşkın süre terör belasıyla mücadele edilmiştir.
Etnik, mezhepsel ve siyasi çatışmalar üzerinden kardeş kardeşe kırdırılmıştır.
Toplum, çoğu zaman ya şuursuz bir koma halinde ya da bir narkoz etkisi altında bırakılmıştır.
Hiçbir sosyal ya da siyasal bilimcinin inkâr edemeyeceği bu gerçekleri anlamamakta ısrar edenlerin iyi niyetli olmadığı açıktır.
Genel Başkanımızın “narkoz hali” ifadesinin metaforik kullanımını anlamakta zorlananlara yardımcı olalım:
Narkoz; kalbin iyi niyet yerine beyne fitne, fesat, gaflet ve ihanet düşüncelerini pompalaması sonucu, beynin milli ve yerli düşünme kabiliyetini yitirmesidir.
Narkoz; insanın iyi, güzel, doğru ve faydalı olan her şeye karşı düşmanlık geliştirmesidir.
Narkoz; iyi niyetin yerini fitnenin aldığı, aklın felç olup hakikate düşman kesildiği zihinsel bir çürümedir.
Narkoz; kalbin ihanete, aklın teslimiyete sürüklendiği bir çöküştür.
Narkoz; aklın hakikate yabancılaşmasıdır.
Narkoz; doğruya düşman, yanlışa teslim olmaktır.
Narkoz; vicdanın geri çekildiği, aklın kirli fısıltılara teslim olduğu ve insanın kendi özüne yabancılaştığı bir haldir.
Narkoz; zihnin manipülasyona teslim olup kendi değerlerine karşı konumlanmasıdır.
Narkoz; algının hakikatin önüne geçtiği bir bilinç kaybıdır.
Narkoz halinde kalp susar, fitne konuşur.
Hâlâ bu “narkoz”un etkisinde kalarak olmayan anlamlar üretmeye çalışanlara açıkça ifade ediyoruz:
Memur-Sen’in Cumhuriyet’le de, onun değerleriyle de, kurucu kadrolarıyla da hiçbir sorunu olmamıştır, olmaz, olamaz.
Çünkü Memur-Sen, bu milletin kökleri üzerine yeniden büyük bir medeniyet inşası idealine inanan kadrolar tarafından kurulmuş, büyümüş ve bu uğurda adanmış kadrolarla yoluna devam etmektedir.
Bu vesileyle, Cumhuriyet değerlerini istismar etmeyi alışkanlık haline getirenlere, bu hastalıktan kurtulmaları için acil şifalar diliyoruz.
NOT: Genel merkezimizin konuyla ilgili açıklamasını aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz.
MEMUR-SEN; SON KALEMİZİN, DEVLETİMİZİN, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMİNATIDIR
Tüm Yazarlar Tüm Yazılar
MEMUR-SEN
BAYINDIR MEMUR-SEN
BEM-BİR-SEN
BİRLİK HABER-SEN
BÜRO MEMUR-SEN
DİYANET-SEN
EĞİTİM-BİR-SEN
ENERJİ BİR-SEN
KÜLTÜR MEMUR-SEN
SAĞLIK-SEN
TOÇ-BİR-SEN
ULAŞTIRMA MEMUR-SEN
EMEKLİ MEMUR-SEN
ENGELLİ MEMUR-SEN
GENÇ MEMUR-SEN
MEMUR-SEN KADIN KOMİSYONU
MEMUR-SEN
BAYINDIR MEMUR-SEN
BEM-BİR-SEN
BİRLİK HABER-SEN
BÜRO MEMUR-SEN
DİYANET-SEN
EĞİTİM BİR-SEN
ENERJİ BİR-SEN
KÜLTÜR MEMUR-SEN
SAĞLIK-SEN
TOÇ BİR-SEN
ULAŞTIRMA MEMUR-SEN