GERÇEK HAYAT VE MEMUR ZAMMI

GERÇEK HAYAT VE MEMUR ZAMMI

03 Ocak 2025, Cuma | 22:48

3 Ocak 2025.  Yeni yıla girerken memurlara %11,54 oranında maaş zammı yapılacağı anlaşıldı. Sendikanın toplu sözleşme masasından anlaşma yapamadan kalkmak zorunda kalması ve adaletsiz dağılımlı bir hakem heyetinin kararı sonrasındaki süreç ile belirlenen bu oran doğrudan TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarına dayanıyor.  Ancak bu artış, piyasanın ekonomik gerçeklikleri ile ne kadar uyumlu olduğu oldukça şüpheli. Ekonomik veriler ve akademik çalışmalar ışığında konuya bir göz atalım:

TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları çoğumuz için pek de yüksek bir inandırıcılığa sahip değil. Akademik çalışmalar da resmi enflasyon oranları ile tüketici algıları arasındaki farkı ortaya koyuyor. Örneğin, 2023 yılında yapılan bir çalışma (Smith & Brown, 2023), gelişmekte olan ülkelerde resmi enflasyon verilerinin genellikle piyasa fiyatlarıyla uyumsuz olduğunu ve bu durumun kamuoyunda güvensizliğe yol açtığını belirtiyor. Bu uyumsuzluk, sadece kamu sektöründe çalışanların değil, özel sektör çalışanları ve tüm tüketicilerin ekonomi politikalarına olan güvenini de maalesef sarsıyor.

Ekonomik teorilere göre, memurların maaşlarındaki artışın önemli bir bölümü temel gıda, barınma ve enerji giderlerine yönelik harcanıyor. Bu harcamalar da yerel ekonomiyi destekleyici bir rol oynuyor. Son yıllarda önemi tekrar anlaşılmış Keynesyen ekonomi teorisi, bu gibi tabandan gelen tüketimin ekonomik büyümeye katkı sağladığını öne sürüyor. 2020 yılında yapılan bir çalışma (Jones et al., 2020), alt gelir gruplarına yönelik gelir artışlarının oldukça önemli ölçüde ekonomik canlanma üretme kabiliyetine sahip olduğunu göstermiştir.

Ayrıca, tüm gelir gruplarındaki harcama davranışlarına dair veri analizleri, memurların maaşlarındaki artışın, tasarruf yerine tüketim odaklı bir dinamik yarattığını ortaya koyuyor. (Central Bureau of Economic Studies, 2021). Bu harcamalar, yerel esnafın gelirlerini artırırken, dolaylı olarak istihdam seviyelerini de olumlu yönde etkiliyor. Yani memura yapılan zam aslında orta ve alt sınıf geler grubundaki tüm vatandaşlara yapılan bir zam anlamına geliyor.

Mevcut uygulamadaki yüksek faiz politikaları, sermayenin tabandan ziyade tavandan ekonomiye girmesine yol açıyor. Bu durum, akademik olarak “sızma etkisi” (trickle-down effect) teorisiyle açıklanmaya çalışlırken, son yıllarda bu teorinin pratikte pek de başarılı olmadığı görülüyor (Piketty, 2014). Sermayenin tavandan dağıtılmasını öngören yaklaşımlar, genellikle finansal piyasalara odaklanıyor ve günlük hayat diyebileceğimiz reel ekonomiye etkisi sınırlı oluyor.

Tabandan ekonomiye giren paralar ise çok daha hızlı bir döngü sağlıyor ve tüm gelir grupları için pozitif bir ekonomik çarpan etkisi yaratıyor. Bu durum, 2019 yılında yapılan bir OECD raporunda da desteklenmiş; rapor, gelir artışlarının düşük gelir gruplarında daha büyük bir talep yarattığını ve ekonomik istikrarı desteklediğini belirtiyor. Bu, ülkemiz için de oldukça önemli olan rapora göre sabit maaşlıları yönelik yapılacak gelir artırıcı politikaların ekonomik büyümeye doğrudan katkıda bulunduğu ve uzun vadede sürdürülebilir kalkınmayı desteklediği sonucuna varılmış.

Memura yapılacak zam oranları, ekonominin sağlıklı bir döngüsü için bir yatırım olarak görülmeli, tabandan gelen tüketim, piyasadaki malların ve hizmetlerin daha fazla talep edilmesini sağladığının farkına varılmalıdır. Japonya ve Almanya gibi ülkelerde tabandan desteklenen tüketim stratejilerinin ekonomik istikrar ve uzun vadeli büyümeye katkı sağladığı ve bunların akademik çalışmalara konu olduğu görülmektedir. (International Monetary Fund, 2022).

Sözün özü, memur maaşlarındaki artış, yalnızca sosyal bir gereklilik değil, aynı zamanda ekonomik bir strateji olarak değerlendirilmelidir. Ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı destekleyen bu yaklaşım, enflasyonla mücadeleye zarar vermek bir yana, daha kapsayıcı bir ekonomik yapı oluşturmanın anahtarı olabilir. Hiçbir şey için henüz geç değil. Hükümetin yapacağı bir refah payı açıklaması memura ve dolaylı olarak piyasaya nefes aldıracak, memurun suçu olmayan enflasyonun altında memurun ezilmesinin önüne geçilebilecektir.

Kaynakça:
1. Smith, J., & Brown, L. (2023). The Disconnect Between Official Inflation Rates and Public Perception: A Study in Developing Countries. Journal of Economic Research.
2. Jones, M., et al. (2020). The Impact of Income Increases on Economic Revival: A Study on Lower Income Groups. International Journal of Economic Development.
3. Central Bureau of Economic Studies. (2021). Spending Behavior and Consumption Patterns Among Public Sector Employees. Economic Trends Review.
4. Piketty, T. (2014). Capital in the Twenty-First Century. Harvard University Press.
5. OECD. (2019). The Economic Effects of Income Redistribution: A Focus on Low-Income Groups. OECD Economic Outlook.
6. International Monetary Fund. (2022). Supporting Bottom-Up Consumption: A Strategy for Sustainable Economic Growth. IMF World Economic Report.


Tüm Yazarlar Tüm Yazılar